Evîn Çîcek - Qoçgîrî Ulusal Kurtuluþ Hareketi !
Qoçgîrî Ulusal Kurtuluþ Hareketi !
Sanatý ve savaþý birlikte iþleyen insan Elîþêr ve bugün de yaþamýyla Kürt kadýnýnca örnek alýnan Zerîfe Xanim, 1882’de Azgêr köyünde dünyaya geliyor. Hesenan'lýlardandýr. Sêwaz-Sivas’ta öðrenim görüyor. Bir süre Mustafa Paþanýn katipliðini yapýyor. Katipliðinden dolayý Koçgiri'deki aþiretler arasýnda tanýnan, sevilen bir insan oluyor. Otorite sahibidir. Koçgiri ve Dêrsim aþiretleri arasýnda birlik oluþturur. Akrabasý olan Zefê (Zerîfe) ile evlenir. Kürt dili üzerinde çalýþmasý olmuþ. Beyitleri ve sazý ile halk arasýnda birliði ve ülke sevgisini iþler. 1914 de özgür bir Kürdistan için çalýþmalara baþlar. Ruslarla görüþür. Ermeni'lerle iliþki saðlar. Sivas ( Sêwaz ), Malatya ( Meleti ) ve Dêrsim'de çalýþmalarýn sorumluluðunu alýr. Zêrenik’de ( Ovacýk ) Osmanlýnýn örgütlerini tasfiye eder. Kürt organizasyonunu harekete geçirir. 1919 da Kürdistan Teal-i- Cemiyeti'ne bir mektup göndererek Dêrsim ve Koçgiri Kürtlerinin kendilerine baðlý olduklarýný bildirir. «Tümüyle cemiyete baðlýyýz» der. Koçgiri hareketinde Kürdistan ordusu oluþturulur ve komutan Elîþêr(Arþêr)'dir. Ankara'daki yöneticiler onun idam fermanýný hazýrlarlar. Sömürgecilerin hakkýnda verdiði kararlarý umursamaz. Ýç ihanetler, teslimiyet sonucu birliðin saðlanamamasý ve yenilgiye doðru gidiþ karþýsýn da Dêrsim'e çekilir. Dêrsim'de Kürdistan devletini oluþturma giriþimlerini sürdürür. Seyid Rýza ile birlikte direniþçi olarak 1937 harekatýn da yer alýr. Ordu ve askeri planlarý hazýrlar ve uygular. Edebiyatçý, öðrenci yetiþtiren sanatçý, diplomat, askeri örgütleyici, önder olan bu Kürt aydýný ile ilgili olarak kendisini sevmeyenler neler söylüyorlardý.
Büyük Millet Meclisindeki tartýþmalar sýrasýnda;
Fevzi Efendi ( Erzingan ) : “Ýþte Umraniye'den Dêrsim dahi etkilenmiþtir. Ümraniye’de nedenler ve sebepler pek çoktur. Fakat siyasi amaç olmadýðý tahakkuk etmiþtir. Birincisi Aliþo gibi bir iki fesadýn etkilemesinin ürünüdür” 03. 10. 1921
Pýlemori ( Pülömür ) idari amiri, Bursalý Emin Bey Erzincan’ý temsilen milletvekilidir ): “Bizim bölge arkadaþlarýnca bilinen Aliþir adýndaki tümör..
..Bu adi haydutluða siyasi bir renk vererek, bundan yararlanmak amacýyla kendisi de içinde meydana atýlmýþtýr.Fakat kalemi ile atýlmýþtýr” 04. 10. 1921
Hasan Hayri Bey ( Dêrsim ) : “Asýl baþ kaldýranlar daðlar da Aliþir denilen herifle beraberdiler” 04.10.1921
Kontur-gerilla, bugünkü anlamýyla “ JÝTEM ” ci olan jandarma albay Nazmý Sevgen’in anlatýmýyla Elîþêr(Arþêr) ve Zerîfe
“Aliþir öldüðü zaman 9 Temmuz 1937’de tahminen elli beþ yaþlarýndaydý. Aliþir'i ilk defa siyaset ve kötülük sahasýnda Koçgiri aþireti reisi Mustafa ( Paþa )nýn katibi olarak görüyoruz. Dêrsim alanýnda tanýnmasý birinci dünya savaþýn da Erzincan'da Ruslarla iþbirliði ettiði zamana tesadüf eder. Erzincan'da Ruslarýn müteahhidi olarak ortaya çýkan Aliþir, Rus kumandanlýðýndan orduya aðýr alýþveriþ etmek üzere yedi yüz Türk altýný yanýna da bir manga kadar Rus askeri ve on at almýþ. Munzur daðlarýný aþtýktan sonra Ruslarýn elinden hayvanlarýný zorla alýp, askerlerden de üçünü esir ederek Dêrsim'e yürümüþtür. Bu olay esasen Türk düþmaný olan Erzincan'da ki Rus komutaný Lahof'un büsbütün Türkler aleyhine harekete geçmesine sebep olmuþtur. Aliþir Dêrsim'e geldikten sonra « Ovacýk » da ki halk gücünden oluþan alayýn katibi olmuþ, alayýn Ruslarý önlemek üzere Munzur daðý mýntýkasýna hareketinde beraber gitmiþ,bir süre de « Sebil Baba » daðýnda kalmýþtýr. Büyük harpten sonra Koçgiri’ye geri dönen Aliþir, eski görevi olan Koçgiri aþireti reisi Mustafa « Paþa » nýn oðlu olan Aliþan Bey'in sekreterliðini yapmýþtýr. Ýþte Aliþir’i burada memleket ve devlet aleyhindeki hareketlerin baþýnda bir beyin olarak görmek üzereyiz. Aliþir’i Koçgiri aþireti reisi Mustafa « Paþa » kendisin de bazý yetenekler görerek yetiþtirmiþ, onu özellikle sýk sýk Dêrsim'e göndererek Dêrsim aþiretleri üzerinde etkili ve aktif olmasýný saðlamýþtýr. Aliþir zeki, karýþtýrýcý ve cesurdur. Çok güzel Türkçe okur ve yazar. Dêrsim'de elimize geçmiþ bir çok siyasi, eleþtirel þiirleri, yazýlarý vardýr. Kendisine bu bölgenin kurtarýcýsý süsünü vermiþ, daima öyle görünmek istemiþtir. Onda Kürtlük düþünce ve amacý da vardýr. Ýþte bu düþünce ve amaçlarý dýr ki birinci dünya savaþý antlaþmasý sonrasý Elîþêr(Arþêr)i bütün kirli, fesatçý amaçlarý ile ortaya çýkarmýþtýr. Nihayet Aliþir’i 1920 senesi martýn da maskelerini atarak, gerçek siyasi kimliðiyle Dêrsim'de, Ovacýk ve Hozat'ta halka kýþkýrtýcý hitabeler verirken görüyoruz. Yanýnda Refahiye'nin Þadýllý aþireti reisi Paþa Bey ve arkadaþlarý vardýr. Aliþir bu cesareti Kürt Teal -i- Cemiyeti reisi Abdulkadir'den almýþtýr. Çünkü Dêrsim'e gelmeden bir süre önce Koçgiri'nin Armudan köyünden Mýgýrdýç isminde bir ermeniyi özel amaçla Ýstanbul'a göndermiþ, bu vasýta ile Seyyid Abdulkadir'den talimat almýþtýr. Aliþir Dêrsim'deki konuþmalarýný Türkçe yapmýþtýr. Dêrsimli'ler ve Koçgiri'ler zazaca konuþurlar, aralarýnda lehçe farký vardýr. Bu sebeple Koçgiri'li Zaza, Dêrsim'li Zazanýn söylediðini anlýyamaz”.
Bu kesinlikle doðru deðildir. Dêrsim ve Koçgiri'de büyük oranda kurmanci lehçesi konuþulmaktadýr. Zara ve Hafik tarafýnda “Zaza ” ki konuþulduðu gibi, Dêrsim'in bazý ilçelerinde de bu lehçe konuþulmakta. Aliþir Türkçe konuþmuþ olsa Kürtler kendisini nasýl anlayacaklardý ?
Çorumun Alaca ve Mecitözü ilçelerine, Amasya’ya, Tokat’a, Samsun’a kadar yayýlan, daðýlan Kürtler Dêrsim kökenlidirler. Baytar Nuri Dêrsimi anýlarýn da “ Kýzýlýrmak havzasýna(nehir çevresindeki yerleþim yerleri) gelip yerleþmiþlerdir ” demektedir. Yaþlýlarýmýz Mecitözü ve Alaca’da akrabalarýmýzýn bulunduðunu belirtirlerdi. Koçgiri’de bulunan Çarek aþireti mensuplarý her iki lehçeyi kullanýyorlar.
“Aliþir Kürtçe de þiir yazmýþ, þiirler söylemiþtir. Bunlarda ayný sebeple Dêrsim'de yer tutmamýþ, okunamamýþ, bellenememiþtir. Bunun içindir ki Aliþir'in fikri faaliyeti Dêrsim'i çorak bulmuþtur. Aliþir karýþtýrýcý sözleri ile Ovacýk ve Hozat'ta tahmin ettiði alaka ve temayülü bulamamýþtýr. Dêrsim denizinde fýrtýna ancak kendi aþiretlerinin iþareti ile kopar. Zaten Dêrsimliler daha evvel büyük devletlere telgraf çekerek Osmanlý hükümetinden ayrýlmak istemediklerini bildirmiþlerdi”
Hasan Hayri ve diðerlerinin telgraflarýndan bahsediyor. Ayrýca bütün haberleþme kurumlarý, birimleri denetim altýndadýr. Osmanlý’ya ait olan istihbarat kurumlarý Kongreye hizmet etmektedir. Verilen telgraf metinlerinin nasýl deðiþtirildiði ya da nelerin eklenip, çýkarýldýðýný hangimiz biliyoruz ? Osmanlý subaylarýndan oluþan ekibin onlarý hangi vaatlerle kandýrýp, kullandýklarýný anlatmýyor. Elîþêr(Arþêr) Osmanlýca yazmýþtýr ama Kürtçe de yazmýþtýr. Osmanlýca yazdýklarý T.C. arþivlerinde saklý. Bunlar Kürt “mýlle”ler ve Alevi Kürtlerle iliþkileri iyi olan çevre yerleþim alanlarýnda ki Türkçe konuþan kiþiler tarafýndan anlaþýlýyordu. Kürtce söyledikleri dilden dile aktarýlýyordu. Diðer yandan Elîþêr(Arþêr)’in beyitleri halen Alevi - Kürtler tarafýndan zevkle dinleniliyor. Ýstihbarat, sabotaj, öldürtme, adam kaçýrtmayla görevli olan kendileri yazýlanlarý anlayýp, çözemedikleri için rahatlýkla böyle bir þey belirtiyorlar diyebiliriz. Akla en yakýn olan “yalan haber” yapma, yani dezenformasyon. Elbetteki her aþiretin üyeleri kendi aðalarýnýn istemleri doðrultusunda hareket ediyorlardý. Edemeyen dýþlanýr, kovulurdu. O dönem insanlarýn seçme haklarý da yoktu. Feodalizm gereði devam eden yaþamlara sahiptiler. Ulusum deðil, aþiretim sözcüðü anlam buluyordu.
“Aliþir buna da bir sebep bulmakta gecikmedi. Denildi ki "Osmanlý memurlarýnýn etkisi ile Dêrsimli'ler gerçek amaçlarýný anlatamamýþ, gösterememiþlerdir..” Amaçlarý baðýmsýz Kürdistan hükümetine katýlmak ve onun özünü teþkil etmektir. Aliþir tarafýndan bu içerik de, anlamda hazýrlanan uyarý yazýsý ,diplomatik not, Kürt Teal-i-Cemiyeti aracýlýðýyla büyük devletlere gönderildi. Ne garip tecelli dir ki, bu sýrada Koçgiri aþireti reislerinden Aliþan Bey Refahiye kaymakamlýðý vekaletin de bulunuyor, kardeþi Haydar Bey’in ve bilhassa Aliþir'in siyasi faaliyetlerinden güya habersiz , onlarla tamamen alakasýz bulunuyordu. Aliþir’in Dêrsim'de ektiði fesat tohumlarý bu sýrada filiz vermeye, tesirini göstermeye baþladý. Esas olarak Ovacýk kazasýnýn Tarpazin nahiyesi eski müdürü Mustafa Aða Kemah köylerine gelerek “Asker toplanmasýna padiþahýn emri olmadýðýný, Dêrsimlilerin asker vermeyeceklerini,Kemahlýlarýnda vermemelerini ” tembih etti ve bunu temine çalýþtý. Artýk isyan fikri genelleþmiþti..
..Esas olarak Bolu can nahiyesinin Karaibo köyünden Deli Esat ( Sariki boyunun aðasý) oðlu Rýfat 20 kadar adamý ile halký Türk olan Günlü çiftliðini bastý, köylülerin bir çoðunu öldürdükten sonra, emvalini de yaðma ettikten sonra, çiftlik halkýna hitaben “ Siz Ermenilere yaptýnýz, bizde size yapýyoruz. Dêrsim aþiretleri geliyor. Biz Sivas’ý iþgal edeceðiz ve sonra Ankara'ya gidip Milli Hükümeti (buna kongre diyorlardý )'de devireceðiz” dedi. Koçgiri olayýnýn baþlangýcýnda Aliþir'de efendisi Aliþan gibi yine Dêrsim'e geldi. Çünkü Koçgiri hazýrdý. Koçgiri ile birlik Dêrsim'i de hazýrlamak ve ortak harekete geçirmek lazýmdý..
..Dikkat çekicidir asilerin Büyük Millet Meclisine çektikleri telgrafta Aliþir'in de imzasý vardýr. Kendisine çok cazip bir de sýfat eklemiþtir. Sadattan Aliþir ( Peygamber soyundan ) ...
.. böyle siyasi ve manalý yazýlarda yeteneði vardýr..
.. Aliþir mütareke günlerinde, Koçgiri’den Dêrsim’e geldiði zaman yeni oluþturulmak da olan Milli Hükümeti küçültme, deðersiz göstermek için þöyle bir mýsra da uydurmuþ, bunu bir müddet elindeki sazýna da söyletmiþtir.
“Ayaðýnda kundura
Gittim düþtüm tandýra
Padiþahýn haberi yok
Bunu eden kongre”
Aliþir'in eþi Zerîfe'de dikkate deðer, layýk bir tiptir. Kocasýnýn mücadelesinde bu kadýnýn etkisi çoktur. Kocasýna silahlý olarak her zaman eþlik etmiþ ve gayrete getirmiþ, çalýþma isteðini güçlendirmiþ, yüreklendirmiþtir. Sonuç da oda kocasýyla beraber kaçýnýlmaz sona ermiþ, fakat bu anda dahi Vank'lý Efendi adýnda birisinin canýna kýymýþtýr. Aliþir Dêrsim'e geldikten sonra bir süre Agdat'da Koç uþaðý aþireti alanýnda kalmýþ, 1936 yýlýnda Abbas Uþaðý aþireti mýntýkasýna gelerek, 1936 kýþýný asýlarak öldürülmüþ olan Seyyid Rýzanýn Sohson daðýndaki evinde ve kýsmen Vank köyünde geçirmiþtir. 1937 senesi ilkbaharýnda Kafat köyü çývarýndaki maðaraya geçmiþ ve orada hayatýný korumaya çalýþmýþtý. Koç ve Fer had Uþaðý aþiretlerine karþý devletçe yapýlan harekat ve neticesini bir manzumede toplamak istemiþ, bunda devleti keklikle sembolize etmiþtir..
..Aliþir Dêrsim'deyken Koçgiri'deki akrabalarýyla haberleþmiþtir. Bilhassa yeðeni Mustafa'nýn dikkate deðer bir mektubu elimize geçmiþtir. Mustafa mektubunda amcasýna nasihat etmekte, devletin baðýþýna sýðýnarak af dilemesini, daðlar da dolaþmaktan vazgeçmesini, bilhassa Tunceli kanununun yayýnlanmasýndan yararlanmasýný tavsiye ve rica etmektedir. Baþkalarý da ayný tavsiyelerde bulunmuþlardýr. Kaldýklarý yerde býrakýlan þeyler, gördüðümüz bazý mektuplar bunu kuvvetlendirilmiþtir. Fakat Aliþir sürekli kaçmýþ, sayýsýz suçlarýnýn sonuçlarýndan korkmuþtur..
..Son zamanlarda bir miktar keçi ve koyun tedarik ederek, bunlardan elde ettiði ve dýþardan aldýðý yaðlarý Hozat'a sevk etmek, satmak süratiyle gelir elde etmeye baþlamýþtý. Yaþadýðý yerde bulduðumuz bir kaç mektup yað alýþ - veriþini göstermektedir. Halktan zahire toplayarak geçinmeye çalýþtýðýna güzel ve manzum bir misal daha veriyoruz..
..Aliþir 9 Temmuz 1937 cuma günü, Kafat köyü çývarýnda karýsý Zerîfe ile gizlenmiþ olduðu maðara da, kendisi gibi Dêrsim'in kötülükler, günahlar tarihinde yeri ve adý bulunan Zeynel tarafýndan karýsý ile beraber öldürülmek suretiyle kaçýnýlmaz sona ermiþtir. Aliþir Dêrsim'in Genel Kurmayý diye anýlýrdý”.
(Tarih Dünyasý Dergisi, yýl 1, sayý 9, 15 Agustos 1950, Ýstanbul)
Rahmi Apak ise “Ýlk olaylarda halký tahrikte ön ayak olan Aliþir'in rolü büyüktü. Koçgiri ayaklanmasýnda bu adam elebaþý durumunda ve pek çok kötülüklerinde baþý olarak ileri atýlmýþtý” der. (Türk Ýstiklal Harbi)
Baytar Nuri Dêrsimi Halep þehrin de Ýzzedin Zaxurani’ye Zerîfe ile ilgili olarak þöyle der. “O aslan ki kendi dönemin de okuma- yazma bilen, hem siyasi hem de askeri bir Kürt kýzýydý. Çok sefer Elîþêr(Arþêr) bir þey yapmadan önce onun düþüncesini sorar, fikrini alýrdý. Ona sormadan karar vermezdi. Zafire savaþçýydý. Çok sayý da bayan da onunla birlik de savaþtýlar. Onlar da silahlýydýlar. Çarpýþmalar baþlamadan önce silahlý eðitim aldýlar, yaptýlar” der.
Evet yenilgiden sonra Elîþêr(Arþêr) ve yoldaþý Zerîfe'nin Koçgiri'de kalma olanaklarý yoktur. Diðer Kürt direniþçileri gibi onlarda Kontra-gerillacý Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin ellerinin kendilerine ulaþamayacaðý Dêrsim'e giderler. Elîþêr(Arþêr) Dêrsim'de sazý ve deyiþleriyle halký bilinçlendirir, bir yandan da Dêrsim'de aþiretler arasýnda var olan kan davalarýna karþý mücadele ederler. Kürt halkýnýn bilgi ve becerisinin sömürgeci düþmana karþý kullanýlmasý için çaba sarf ederler. Beyitleri dilden dile dolaþýr. Elîþêr(Arþêr)in Mustafa Kemal’le ilgili düþüncesini çok açýk olarak þu dörtlükte görüyoruz.
“Sarý paþa
Çetelerden sonra girip savaþa
Geçmiþtir baþa
Ankara'da otaðýna kurulup
Bizi oyalamakla
Baþlamýþ iþe”
Bu çift nasýl öldürüldü?
1921'den itibaren Dêrsim'de yaþamaya baþlarlar. Dêrsim'deki yurtseverlerle iliþkileri iyidir. 1937'de Palaxine'de kalýrlar. Düzenli olarak Seyd Rýza’yla görüþürler. Bu çiftin çocuklarý olmaz. Elîþêr(Arþêr) Efendi'nin kardeþinin oðlunu yanlarýna getirirler, o çocuk bu aileye ait olan hayvanlara bakýp kendilerine yardýmcý olur. Seyd Rýza’yla son görüþmelerinde Gogene'de bir araya gelirler. Seyd Rýza'nýn yemek yediði sofrada yalnýzca erkekler oturabilirler.Bu geleneði Zerîfe bozar. O erkeklerle ayný masaya oturan, Seyd Rýza’yla birlikte yemek yiyebilen tek kadýndýr. Son görüþme de Seyd Rýza bu çiftten Dêrsim'ý terk etmelerini, Dêrsim aþiretlerinin birliði bozduklarýný, direniþçi kesimin yalnýz kaldýðýný, T.C. yetkililerinin lider kadronun kellelerini alma düþüncesinde olduklarýný, her yönüyle Dêrsim'ý yalnýzlaþtýrdýklarýný, yeterli cephaneye sahip olmadýklarýný ve Dêrsim'ýn durumunun dünyaca bilinmesi gerektiðini, Nuri Dêrsimi'yle iliþkiye girmeleri gerektiðini, Dêrsim dýþýndaki bölgeler de yaþayan Kürtlerin kendilerine yardým sunmalarý gerektiðini belirtir. Bu çift Dêrsim'den ayrýlmalarý durumunda durumun yanlýþ anlaþýlabilinecegini, kaçmakla suçlanabileceklerini, düþmanýn bunu bir propaganda malzemesi olarak kullanabileceðini düþünürler ve Seyd Rýza'ya düþüncelerini aktarýrlar. Seyd Rýza rahat olmalarýný, Elîþêr(Arþêr)'in bütün iþlemlerde kendisinin imzasýný kullanabileceðini belirtir. Ve Dêrsim'den ayrýlma güzergahýný belirtir. Mêras, Rewa Pile, Kerte Askirige Palanas'tan Muti'ye kadar gece yolculuk yapmalarý gerekir.
Bu çiftin öldürülmesinde rol alan kiþiler kimlerdi?
Reyber Kopo ( Qopo ) ; Seyd Rýza'nýn kardeþinin oðludur. T.C. yetkilileri kendisini satýn almýþlardýr. Sürekli istihbarat toplar ve T.C.'ne iþbirlikçi Kürt yaratmaya çalýþýr.
Zeynel Top ; Ali Aðanýn oðludur. Seyd Rýza'nýn korumasý altýnda büyür. Aileye baðlýdýr. T.C.'ye baðlý kolluk kuvvetleri Sin ile Hozat arasýndaki alandadýrlar, bu güce 17'ci karargah tümeni adý verilir. General Kamil komutanlýðý yapmaktadýr. Dêrsim'liler tarafýndan T.C. güçlerine saldýrýlar düzenlenir. Zeynel de bu saldýrýlarda yer alýr. Reyber Kopo Zeynel’in durumunu öðrenir. Onu korkutarak, çeþitli vaatlerde bulunarak ikna etmeye çalýþýr. Zeynel'e “ Durumun ordu güçlerince biliniyor. Bir þeyler yapmazsan seni af etmezler. Devlet Elîþêr(Arþêr)'in peþinde. Onun ortadan kalkmasýyla Dêrsim'in durumu da düzelir ” der. Reyber’in amacý Zeynel'in eliyle bu çifti ortadan kaldýrmaktýr. Böylelikle Ab basan aþiretiyle Seyd Rýza'nýn da arasý açýlacaktý. Ve sonuçta Zeynel'i ikna eder. Zeynel, Usê Xýdêy Murt, Efendi yê Wank ê, Mýst ê Torn ê Surê, Celoy Us ê Feri, Palaxine'de ki maðaraya doðru yola koyulurlar.
Ýlk mermilerin hedefi Elîþêr (Arþêr)'dir. Mistoy Sur ê Elîþêr(Arþêr)’i öldürür. Zerîfe Efendi'yi vurur. Misto'yla Zerîfe kapýþýrlar. Yerde birbirlerini vurmak için uðraþýrlar. Zeynel maðaraya doðru yönelir, içine girer. Elîþêr(Arþêr)'in yeðenini ve yerde Mistoy'la boðuþan Zerîfe'yi vurur. Saldýrgan guruptan biri ölmüþ, iki kiþi de yaralanmýþtýr. Zerîfe ve Elîþêr(Arþêr)’in kafalarýný keserler. Maðarayý tümden ararlar. Bu çifte ait olan deðerli eþyalarý, doküman -belgeleri, kitap ve defterleri de almayý ihmal etmezler.
Nazmi Sevgen’in bahsettiði mektuplar ve belgeler bu maðaradan alýnmýþtýr. Reyber Mezikê'de Zeynel'i bekler. Tilagê' ye oradan da Karargaha giderler. Üsttegmen Nazmi Sevgen kendilerini karþýlar. Her iki kahramanýn baþý Nurettin Paþa'nýn damadý Abdullah Alpdoðan'a teslim edilir. Dêrsim’in adýný deðiþtirip " Tunceli " yapan da Abdullah Alpdoðan'dýr. Nazmi Sevgen anýlarýn da her þeyi açýklamaz. Hangi kirli yöntemlerle Kürtleri birbirlerine kýrdýrdýklarýný belirtmez. Bu çifte ait olan belgeler Genel Kurmay yetkilililerine teslim edilir. Bu çift için yakýlan aðýtlar ve duyulan acý hiçbir þeyi deðiþtirmez. Dêrsimliler düþmanlarýný ve onlarýn yaratabilecekleri iþbirlikçileri hafife almanýn sonuçlarýný en aðýr þekilde yaþamýþlardýr. Baþlarýna ödül konan insanlar korumasýz kalýrlarsa, tedbirsiz davranýrlarsa elbette ki bu son kaçýnýlmazdýr. Elîþêr(Arþêr)’in bir þiiri ulusal birlik saðlanmadan baþarýya ulaþamayacaðýmýzý anlatmasý açýsýndan bu gün de önemini korumaktadýr. Bölge de söylenen bir cümle gerçeði tümüyle yansýtýr . “Hükümetin tasý dolu bal da olsa parmaðýný batýrma!”
“Bismillah ( tanrý adý ) diyelim Haktan inayet ( lütuf, iyilik )
Ta ezel mahzarý ( þereflenme ) ihsaný ( baðýþ, lütuf ) Dêrsim
Muhammedi Mustafa þahý velayet
On iki imamýn lisaný ( dil) Dêrsim
Ceddimiz ( soy ) Þeyh Hasan þahý Horasan
Himmeti bizlere olmuþ saye ban ( koruyan )
Ýkilik perdesini atalým hemen
Birlik makamýdýr ( durulan yer, ermiþlerin mezarlarýnýn bulunduðu yer ) zamaný Dêrsim”
(Nasit Ulug-Tunceli Medeniyete Açýlýyor, sayfa 50)
Baytar Nuri Dêrsimi ise Elîþêr(Arþêr)'in öldürüldüðünde 75 yaþýnda ve çok saðlýklý bir yapýda olduðunu belirtmekte. Zerîfe'ye saygý duymaktadýr. Onu her yönüyle takdir etmektedir.
“Elîþêr(Arþêr), kendi akrabasýndan Zerîfe adýnda bir kýzla evlenmiþtir. Zerîfe dahi, kocasý gibi Kürt milli davasýna baðlý ayný büyük amaçlarý takip eden eþsiz bir Kürt kýzý olduðunu yaþamýnda doðrudan ispat etmiþtir. Zerîfe Kürt kadýnlarý arasýnda milli uyanýþ için eþsiz bir propagandacý olmuþ ve Elîþêr(Arþêr)'in milli faaliyetinde onun sað kolu ve iþ arkadaþý olmuþtur. Zerîfe Elîþêr(Arþêr)'e daima, Kürtçe arkadaþ anlamýna gelen heval sözüyle hitap ederdi. Ne yazýk ki, duygu ve fikir itibarýyla tam bir birlik olan bu ailenin çocuðu olmamýþtýr. Zerîfe uzun boylu, iriyarý ve her konuda bir Kürt fizyonomisine sahip simasýnda bir erkek cesaret ve yiðitliði okunan eþsiz bir Kürt kýzýydý. Her yýl Dêrsim'e gider, milli amaçlar hakkýnda nutuklar söyler ve aþiretler arasýndaki çeliþkileri ciddi bir hakim gibi hallederdi....” (Kürdistan Tarihinde Dêrsim).
“1300 senedir ehli þehavet
Hem meydandadýr hakký hilafet
Evladiye ettiðim biat
Hakkýn buda hükmü daim
Süleyman namýyla Gungar ( kan içici )
Müminlere yapýlsýn ateþten kafes
Söylensin Þevket -i- ( ululuk ) hem þahý Dêrsim
Yarab, lütfet sen bize rahim! ( esirgeyen, acýyan )
Himmet-i evliya her yerde badýr
Kâr etmez bize cihan seran ser ( baþtan baþa )
Ayrýlsýn meydana merdan ( erler, yiðitler) Dêrsim
Yarab lütfeyle bir çarký döndür
Erkek erenleri her yere götür
Evladý ve afradý ( bayanlarý ) hýfz ( saklama, koruma ) eyle sýtar
Hem kurtarsýn Ehli beyti ( Alevi’lik de kutsal kiþiler ) Dêrsim”
Bu þiirde zulme karþý herkesin ayaða kalkmasýný ve adalet için savaþmalarýný ister. Ayrýca kendisine, Kürdistan halkýna olan inancýný dile getirir. Dêrsim'li cengaverlere karþý olan güvenini ve sevgisini belirtir. Allah' dan da kadýn ve çocuklarý korumasýný diler. Ýnançlarý güçlü olan bir Alevidir. Dêrsimlilerin “ Ehli Beyit ”i kurtaracaklarýný, kurtarmalarý gerektiðini belirtir. Yani Osmanlý’dan ve onun devamý olan Kongre üyelerinden Alevilere olan yaklaþýmlarý açýsýndan da rahatsýzdýr. Hem dini, hem ýrki baskýyý, saygýsýzlýðý çok net görüyor. Kimsenin Dêrsim’i söküp koparamadýðýný,teslim alamadýðýný belirtiyor. Dêrsim’e sevgi beslemek de, güvenmek de.
“Nice Padiþahlar geldi cihana ( dünya )
Ýlim almak için düþtü gümana ( ummak )
Her bir çeþit atmýþ bir yana
Kesilmemiþ kýylü kalý ( kökünden söküp koparan )Dêrsim'in”
T.C’yi oluþturanlar Kürtlerin hangi kurumlarýndan yararlandýlar ?
Kürt-Alevilerin sosyalizasyonunu, baðlý olduklarý, kutsal gördükleri kurumlarý bilen asker - sivil bürokrasi ortadan kaldýrma planlarýný da ona göre hazýrlýyordu. Bu çiftin öldürülmesinde yine Alevi (Elevi) geleneðin de var olan kirvalýk ( kirivti ) kurumu kullanýldý. Suikastý Ankara’daki generallerin Elazýð’da bulunan alt birim görevlileri kirvalarýnýn eliyle gerçekleþtirdiler. Kürdistan'da ender yetiþen aydýn tipinin simgesi olan diplomat, halk sanatçýsý ve askeri komutan Elîþêr(Arþêr) ( Arþêr ) ve onun moral ve güç kaynaðý, örgütleyici, ulusal kurtuluþçu kadýn kahramanýmýz Zerîfe, kendi beynini satýþ pazarýn da kiraya veren biri ve onun arkadaþlarýnýn eylemi sonucu yaþamlarýný yitirdiler. Eðer Elîþêr(Arþêr) öngörüye sahip olan yoldaþý Zerîfe’yi dinlemiþ olsaydý, bu çift feodal baðlarý göz önüne almaz ve bu sonucu yaþamazlardý. Kürdistan halkýna kan kusturan “Özel harbcý” kiliði mutlu etmezlerdi. Dêrsim'de yaþadýklarý süreç içinde asalakça, baþkalarýnýn emeklerini, ürettiklerini yiyerek deðil, üreterek yaþamayý tercih etmiþlerdir. Birbirlerine karþý olan saygýlarý ve dayanýþmalarýyla sohbetlere konu olmuþlardýr. Bugün de yaþamlarý ve iliþkileri açýsýndan örnek alýnmasý gereken aile þekillenmesine sahiptirler.
Dostlarý onlarý anlatýyor
Gulþa Akkuþ
“Zerîfe ! bambaþka bir insandý. O Koçgiri'liydi. Kahraman, þair, Kürt davasýna inanmýþ Elîþêr(Arþêr)'in karýsýydý. Amcam Kasým oðlu aþiret reisiydi. Nazmiye'de kaymakamlýkta yapmýþtý. Aþiretler arasýnda hatiplik yapardý. Seyd Rýza'ya çok yakýndý. Sýk sýk birbirlerini ziyaret ederlerdi. Seyd Rýza Agdat'ta yaylaya çýkacaðýmýz bir yeri bize temin etti. Oraya « Warê Kasým oðlu » denir. Amcama çok misafir gelirdi .Baytar Nuri'ye « Çolýk Nuri » derlerdi. Zerîfe ve Elîþêr(Arþêr) 'de gelirlerdi. Amcam bu çifte bir ev tahsis etti. Onlarla birlikte yaþadýk. Zerîfe cesur, çok akýllý, silahþor, yiðit bir kadýndý. Bu kadýný hepimiz, herkes seviyorduk, seviyoruz. Ben onun adýný kýzlarýmdan birine taktým. Ve onun ismini koyduðumu da gizli tuttum. Kýzýmýn ayný onun gibi olmasýný istiyordum. Zerîfe'nin ismi dünyada kalsýn, kaybolmasýn diyordum. Zerîfe ve Elîþêr(Arþêr)'in evlilikleri çok sade ve canlýydý. Bizim orda ki karý - koca iliþkisinden ayrýydý. Biz kocalarýmýzýn köleleri gibiydik. Zerîfe’nin durumu faklýydý. Bu farklýlýk bizim dikkatimizi çekiyordu. Kendi yaþamýmý onlarýn yaþamýyla kýyaslardým. Bizim yanýmýz da kaldýklarý süre içinde bir sefer olsun kavga ettiklerini, birbirlerine kýrgýn olduklarýný görmedim, duymadým. Elîþêr(Arþêr) Efendi de Zerîfe'nin bir dediðini iki etmezdi. Elîþêr(Arþêr) Efendi Zerîfe'nin ismini kullanmaz, ona hep « Hevalê » derdi. Öyle çaðýrýrdý. Kürtleri, Kürdistan’ý ne kadar çok seviyorlardý ? Bunu ben biliyorum. Çok, çok büyük bir baðlýlýklarý vardý. Her þeyleri Kürdistan’dý. Baþkalarýnýn tayyarelerinin üzerinde uçmadýðý bir Kürdistan onlarýn bütün isteðiydi. Bir seferinde Zerîfe'nin yanýndaydým. Çiyay Munzur'un Zeranik (Yeþil yazý) tarafýna bakarak,bir yandan da benimle konuþuyordu. « Bu daðlar umut daðlarýdýr. Bizim isteklerimizin gerçekleþmemesi diye bir þey olmaz » diyerek konuþmasýný sürdürdü. Kürtlerin baþarýlý olacaklarýna, kazanacaklarýna kesin gözüyle bakýyordu. Benim sorularýma, bizlerin sorularýna tane tane yorulmadan cevap verirdi. Cevap vermekten býkmazdý. Zevk alarak anlatýrdý. Amcam kendilerine biraz hayvan vermiþti. Zerîfe'yle birlikte ayran yapardýk. Meþk yayardýk. Oda bizim gibiydi. Ev islerini de yapardý. Evlerine çok sayýda gelen giden olurdu. O aþiret kadýnýydý. Misafirperverliði dillere destandý. Aþiret mensuplarýný zevkle misafir ederdi. Zevkle « xwer hatýn » derdi. Ýnsanlarla görüþme onu mutlu ederdi.
Onun bir diðer yaný niþancýlýðýydý. Silah þördü. Her zaman « Kollýk pusti » sini (tabancasýný) beraberinde taþýrdý. Kütüklüðü çapraz baðlardý. Kütüklüðü hep mermi doluydu.Bir gün Zerenik'te (Yeþil yazý) Kem oðullarýn harmanýn da atýþ yapýlacaktý. Atýcýlar, niþancýlar arasýnda Zerîfe'de vardý. Bizim insanlar zaman zaman atýþ yaparlardý. Çevredeki aþiretlerden de atýþ için gelirlerdi. O gün harmanýn öbür ucuna, loðun üzerine bir þiþe koydular. O þiþeye niþan alýnacaktý. Kadýn, çoluk çocuk herkes izlemeye geldi. Ýlkin Zerîfe atýþ çizgisine geçti. O, kollik puþt isi ile ilk atýþýn da þiþeyi vurdu.
Seyredenler de çýðlýk koptu. Ve bir süre aralýksýz mermiler sýkýldý. Kendini kabul ettirmiþ bir kadýndý. Onun yeri ayrýydý. Bir seferinde kendisine neden hep burada kalýyorsunuz? Köyünüze gitmiyecek misiniz? dedim. Gülerek «Biz artýk Dêrsim'liyiz. Dêrsim, Koçgiri Küdlerinin yaylasýdýr. Bu daðlar da bizim cenazelerimize de yer var » dedi. Bir gün bir þey için evine gittim. Ýnce uzun boylu, Dêrsim kýyafeti giymiþ bir genç uzanmýþtý. Kendisine hoþ gelmiþsin dedim. Zerîfe bana döndü « Gulþa çekinme, Þevket yeðenimizdir. Gel biraz otur » dedi. Adýný daha önce duyduðum bu yiðitti yakýndan görmek için oturdum. Zerîfe Þevkete doðru bir pusula uzattý «Elîþêr(Arþêr) yazdý, oku» dedi. Þevket sesli okudu. Aklým da þu kadarý kaldý
Aþa iri ( aþiretleri ) çoktur kýlýç takýnýr
Yedi düvel ( ülke ) ondan sakýnýr
Allah’tan kuvvetlidir beli Dêrsim’in
Zerîfe misafir aðýrlar, bir kadýnýn yaptýðý her þeyi yapar ve Kürt lük davasý için uðraþýrdý. Kýþlada (Topuzlu köyü, Askeri konak) bir heyete karþý askeri hareket yaptýlar. Heyeti Pardive – Kýsýk ( Qýzýq ) köyü arasýnda pusuya düþürüp, yüksek rütbelilerle beraber hepsini teslim aldýlar. Her þeye el koydular. Birkaç gün sonra aþiret kararýyla teslim aldýklarý kiþileri serbest býraktýlar. Bu askeri harekatta Zerîfe'de vardý. Abim Hýdýr ( Xýdýr ) kavgacýydý, niþancýydý. Ýdare ( karanlýkta aydýnlatýcý olarak kullanýlan çýra vb. þeyler ) ile gezen biriydi. Evde o teslim almayý ve çatýþmayý anlattý. Sürekli Zerîfe'yi övdü. « Zerîfe bizimle olsun, Hozat’ý ( Xozat ) teslim almak iþ deðil » dedi. Bu kardeþim hiç askerlik yapmadý. 1938 de de direniþçilerin içinde daðlarda kaldý. Ah..ah..( Ax..,ax..) Zerife ve Elîþêr(Arþêr) Efendi kirivlerinin eliyle öldürüldüler. Ýsimlerini çocuklarýmýza verdik. Onlarý unutmadýk.
Evîn Çîcek
http://www.xoybun.com/extra/slide/Unbenannt-2.swf
http://www.xoybun.com/gallery/albums/PDK-XOYBUN/Nexise_Kurdistana_Piroz_xv1.jpg
http://www.xoybun.com/gallery/albums/PDK-XOYBUN/Nexise_Kurdistana_Piroz_xv2.jpg
http://www.xoybun.com/nuceimages/Parastina_Sinore_Kurdistana_Mezin_1.jpg
http://www.pdk-xoybun.com/nuceimages/Nexise_Kurdistane_PDK_b.jpg
Mafê Kopîkirin &kopîbike; PDK-XOYBUN; wiha, di xizmeta, Kurd û Kurdistanê daye : Pirojeya Kurdistana Mezin, Pirojeyên Aborî û Avakirin, Pirojeyên Cand û Huner, Lêkolîna Dîroka Kurdistanê, Perwerdeya Zimanê Kurdî, Perwerdeya Zanîn û Sîyasî, Weþana Malper û TV yên Kurdistane. Tev maf parastî ne. Weþandin:: 2009-03-06 (2454 car hat xwendin) [ Vegere ] | PRINTER |