GAZLAR VADİSİ

Wext: Friday, 24.February. @ 00:00:00 CET

Mijar:

23. 02. 2006 — Son günlerde şu “kurtlar vadisi” adlı, Türklere bu aralar çok ama çok ihtiyaç duydukları “ulusal gazı” veren film ile ilgili sohbetler gittikçe artmaya başladı. Türkler, bu film ile öncelikle yıllardır kul köle oldukları ABD’yi tam bir canavar olarak göstermekte, satır arasında da Kürdleri sorumlu tutmaktadır. İzleyenlerin de bildiği gibi bu filmde ABD askerleri, hiçbir şey yokken evleri basmakta ve insanları zevk için katletmektedir. Bunları yaparken de Kürdleri kayırmakta, Arapları ve Türkmenleri ise aynı düşman kefesine koymaktadır. Orda bulunan “kahraman Türk askerleri ( ! )” ise, barışı korumak için bulunmakta, kendi canını orda yaşayan insanlar için tehlikeye atmaktadır.

( Foto : Tekoşerê Kurd, Serxwebun AZAD )

Filmin içeriği ile ilgili fazla uzatmaya ve ayrıntıya girmeye gerek yok sanırım.

ABD, sütten çıkmış ak kaşık olmamakla beraber, olaylar Türklerin iddia ediği gibi de değildir. Uzun süredir kendine direnişçi diyen ve Araplar da dahil olmak üzere köken gözetmeden kendilerini insanların içinde ( cami – sivil halk- askeri bölge ayırımı yapmadan ) havaya uçuran teröristler yüzünden, ABD askerlerinin gittikçe paranoyak bir duruma düştüğü ve bu yüzden bazen gereksiz şiddet kullandığı bir gerçektir. Bunun nedeni Arab - İslam ve bölge teröru dur. Bölge terorunun amacı sömürgeci devletlerin ömrunun ve saltanatının uzaması dır. Amerikanin Amacı Orta Doğuda barbarlığı sona erdirmekti operasyonlar bu bazda yapılıyor.. Ancak, bu durum , ABD nin bölgeye insanlara sırf işkence yapmak için geldiği tezini doğrulamıyor. Şunu da unutmamak gerekir ki, ABD ilk geldiğinde, Irak’ın güneyindeki Şiiler de Arap olmalarına rağmen, kesinlikle ABD’nin gelişine karşı değildiler. Çünkü Saddam’ın vahşetini onlar da çekmişti. Son dönemlerde ise, Şii Araplar da karşı çıkıyor gibi görünmeye başladılar, ancak onlar da çok iyi biliyor ki , bugün ABD bölgede olmasaydı, hala eski durum devam edecekti ve Saddam’ın zulmü kesintisiz sürecekti. Bölgedeki güçlerin gösterdikleri duruş ve ABD’ye karşı tutundukları tutum, kısaca bölgedeki denklem, ilerde başka bir yazı konusu olacağından, olaya bu şekilde çok kısa bir açıklık getirmeye çalıştıktan sonra konuyu fazla dağıtmadan, şu film olayına geri dönelim.

Çoğumuzun çocukluğu, Türklerin ne kadar güçlü olduklarını gösteren “ Kara Murat, Malkoç oğlu, Battal Gazi” gibi saçma sapan propaganda filmleri ile geçti. Söz konusu filmlerde filmin kahramanı (filmin ismine bağlı olarak Kara Murat, Malkoç Oğlu… vb gibi isimlerle adlandırılan Cüneyt arkın) “damarlarındaki asil kanla (!) ” tek başına koca orduları yeniyor, ülkeler fethediyor ve özellikle Bizans’ın anasını ağlatıyordu. Gündemdeki “Kurtlar Vadisi” adlı filmde de pek farklı bir şey yok ; özel kuvvetlerin Güney Kurdistan’a yolladığı “Karamurat” yürekli Polat, bölgedeki Amerikan askerlerini nerdeyse tek başına yenerek, intikam alıyor. ( Yanında birkaç yardımcısı var ama olsun Kara Murat’ın da ara sıra yardımcıları oluyordu zaten ( ! ).

Onun için karşılaştırma konusunda sanırım sorun yok). Zaten Güney Kurdistan askerlerinin karşı durması-sorun yaratması söz konusu bile değil, “asil kan” Türk kahramanının karşısına bile çıkamıyorlar.

Yukarda bahsettiğimiz eski Türk filmlerin asıl amacı çoğu kesim tarafından asla sorgulanmadı, ama biraz düşünen herkes bilir ki, bu filmlerin amacı , cumhuriyetin kuruluşundan beri devam eden “Anadolu’da yaşayan bütün insanların Türklük çevresinde toplanarak Türkleştirilmesi” projesinin bir parçasından başka bir şey değildi. Bu tür filmlerle Anadolu’daki bütün insanlara Türklerin ne kadar kudretli olduğu gösterilecek ve bu insanlar da kendilerini Türk olarak hissetmekten gurur duyacaklardı. Türk olmayanlar da bu gururdan nasiplerini alamayacaklarından dolayı, zamanla bunu görüp, Türkleşmeyi sindireceklerdi. Tabi ki bu Türkleştirme projesinin daha bir çok aracı-yolu da vardı ve bunların hepsi denendi, hala da deneniyor. Türkleştirme projesi, şu anda konumuz olmadığı için bu konuda fazla derine inmeyeceğiz. Konu, Türklere daha önce kırılan gururları nedeniyle ilaç gibi gelen ve kendilerine ihtiyaç duydukları “milli gazı” veren “Kurtlar Vadisi” ve bu bağlamda değineceğimiz bağlantılı olaylar. Bu konuyu daha iyi irdeleyebilmek biraz eski Türk filmlerinden bahsetme ihtiyacı duydum.

Gündemdeki bu film , yukarda bahsettiğimiz “Türkleştirme projesi”nin bir parçası olmasa da, Türklerin mantığı hala aynı : Gerçek hayatta yapamadıklarını filmlerle yapma girişimi. TC de yetişen resmi ideoloji profesörleri ( ne kadar prof oldukları da aslında şüpheli ! ) yıllarca, artık hemen hemen hepimizin bildiği “Kürd yoktur ve TC de yaşayan herkes köken olarak Türk’tür” saçmalığını yıllarca dillendirdiler, uydurdukları kahramanlık hikayeleri ile insanları ikna etmeye çalıştılar. TC egemenleri, bunun yeterli olmadığını görünce de, film gibi başka yollarla bu yöndeki çalışmaları desteklemeye çalıştılar. İşte bugünkü mantık ile aradaki benzerlik bu : bugün de gerçek hayatta yapamadıklarını hala filmlerle yapmaya çalışıyorlar ! Yıllarca köle gibi her dediğini yaptıkları ABD, Ortadoğu’da Saddam gibi bir diktatörü devirip Kürdlere yardım elini uzatınca, Türkler bir anda ABD ye düşman kesildiler. Başlarına geçirilen çuval ile iyice gururları (!) kırılan Türklerin , ABD ye aynı veya benzer yolla karşılık vermesi tabi ki mümkün değildi. Her ne kadar, “isteseydik cevap verebilirdik” diyorlarsa da, bu kocaman bir yalandır. Saldırganlık konusunda, Türklerin üstüne millet yoktur ve bu bilinen bir şeydir, bu nedenle Güney Kurdistan’daki çuval geçirme olayında eğer gerçekten yapabilselerdi, kesinlikle saldırırlardı. Ancak buna ne güçleri, ne cesaretleri, ne de ekonomileri yetmez, dayanmaz. Bu gerçeği kendileri de biliyorlar. Ellerinden gelse, ABD yi de Güney Kurdistan’ı da yakıp yıkarlardı, Kuzey Kurdistan’da hep yaptıkları gibi. Ama Türklerin gücü ABD gibi ülkelere yetmez, olsa olsa Kuzey Kurdistan’daki Kürd köylerine, masum insanlara güçleri yeter. Bir de ne için savaştığını bilmeyen, varını yoğunu sadece ve sadece APO’nun sağlığı için harcayan ve bu nedenle hep yenilmeye mahkum olan PKK’ye. Onun için Türklerin “isteseydik karşılık verebilirdik” saçmalığını fazla önemsememek lazım.

İşte böyle bir durumda yine yardımlarına sinema dünyası yetişti ve “Kurtlar Vadisi” adlı film, o sahip oldukları (ABD tarafından tuz- buz edilen ) muhteşem “Türklük onuru”nu kurtardı. Onurdan bahsetmişken, Türklerin onur dediği şey de içi çok boş bir şey olmalı ! Çünkü filmdeki ABD askerinin dediği gibi “ABD’nin TC’ye para yardımı, silah yardımı yapması ve bunun dışında TC’ye bir çok şeyi sağlaması ve hatta donlarındaki lastiği bile vermesi gururlarını kırmıyor da, kafalarına geçirilen çuval mı onurlarını kırıyor ? ” Geçelim bunları. Türklerin tek kızdığı şey, özellikle de Kuzey Kurdistan’da her zaman yaptıkları yakıp yıkma işini, o gün gerçekleştirememeleri olabilir ancak. Eğer gerçekten onurları olsa, çuval olayından önce onurlarının kırılması gereken daha yüzlerce şey vardır. Çünkü dünyadaki nerdeyse bütün kötü istatistiklerde Türkler her zaman en üst sıralarda yer almışlardır. “En yüksek enflasyonu olan , en borçlu, en değersiz para birimine sahip, işsizliğin en fazla olduğu, bölgeler arası en büyük ekonomik dengesizliğin olduğu, eğitime ve sağlığa en az para ayıran, insan haklarının en fazla ihlal edildiği ve işkence gibi insan onurunun kabul edemeyeceği şeylerin en fazla yaşandığı ülkeler” gibi daha sayamadığımız bir sürü gerçekten yüz kızartıcı , ve “onur kırıcı” rezil istatistiklerde hep en üst sıralarda ( hatta bazen en üstte ) olmaları yüzlerini kızartmıyor da, çuvallar mı sorun oluyor ? Sorun, kafalarına geçirilen çuvalların kalitesiyse, bunu bilemeyiz tabi. Sonraki sefere, daha kaliteli çuval geçirme ihtimali olabilir belki.

Türkler, içinde bulundukları gülünç durumdan kurtulabilmek için, bu filmle biraz boşalmışa benziyorlar. İçlerindeki intikam hırsını bir nebze de olsa yenmiş bulunuyorlar. Ancak insan buna sadece güler, gururlanmaz. Ama tabi Türkler aynı şekilde düşünmüyor, o da ayrı mesele.

Bir de film , oradaki Türk askerlerinin bulunma amacıyla ilgili bir mesaj vermekte. Filme göre Türk askerleri , bölgede insanlık için , barış ve huzuru korumak için bulunmaktaymış ! Buna kargalar bile, malum yerleriyle güler. Türkler ne zaman denildiği kadar insancıl ve merhametli oldular da, başka yerlerde insanlık ve barış için bulunur oldular ? PKK’li gerillaları öldürmekte zorlandıkları dönemlerde Kurdistan dağlarında buldukları çobanları bile medyaya kahraman imajı vermek ve başarılı görünmek için öldüren, masum köylülere bok yediren, yüzlerce insanı yargılamadan “faili belli ” şekilde ortadan kaldıran yine bu kafalarına çuval geçirilen genelkurmayın özel birlikleri değil miydi ? Bu yazıyı okuyan Türkler, yazdıklarımın bir iftira olduğunu düşünecekler, buna eminiz. Çünkü o asker yalakası medyaları onlara asla gerçekleri yansıtmadı, hatta hep sakladı. Ama Kurdistan’da yaşayan insanlar bu gerçekleri çok iyi bilirler. Ancak yanlış anlaşılmasın, biz herkes gibi normal askerliğini zorunlu olarak yapan ve her denileni yapmak zorunda olan erlerden bahsetmiyoruz. Söz konusu olanlar, Güney Kurdistan’da kafalarına çuval geçirilen genelkurmayın özel birlikleri ve diğer rütbeli askerleri. Ve tabi ki bunların Kurdistan’ın dört bir yanına dağılmış benzerleri.

O askerlerin Güney Kurdistan’da bulunmalarının tek nedeni, doğmakta olan Kurdistan güneşini batırmaktan başka bir şey değildi. Bağımsızlığa giden Kurdistan’ı engellemek için her türlü pis planlarını yaptıkları karargahları basıldı ve bir yerlerine tekmeyi yiyip Güney Kurdistan’dan kovuldular. Hangi yüzle, orda barış için bulunduklarını söyleyebiliyorlar bunu da bilmiyoruz. Asıl amaç, oradaki Türkmenleri Kürtlere karşı kışkırtmak, Araplarla Türkmenleri Kürdlere karşı birleştirebilmekti. Kimseyi aptal yerine koyamazlar, herkes asıl amacın bu olduğunu kolaylıkla anlayabilir. Türkmenler de yıllarca Saddam’ın baskılarına maruz kaldı, ancak Türkler, aynı anda Kürdler de bastırıldığı için buna hiç ses çıkarmadı. Zaten Türkmenler hiçbir zaman Türklerin umurunda da değildi. Şimdi mi soydaşları oldular ? Tam da oradaki halk Saddam’dan kurtulmuşken ve Türkmenlerin kendi dilinde yayın, eğitim gibi bütün hakları Güney Kurdistan yönetimi tarafından sağlanınca mı yardıma koşuyorlar ? Boşuna kimseyi keriz yerine koymasınlar, çünkü aklı başında kimse bu saçma hikayelere inanmaz.

Ancak o kadar uğraşmalarına rağmen, başaramadılar, Türkmen oyunu da işe yaramadı. Şimdi ( TC ile birlikte hareket eden Irak Türkmen Cephesi dışında ) Türkmenlerin de büyük kısmı Kürdlerle nasıl daha iyi geçineceklerinin hesabını yapıyorlar. Çünkü her şeyleri serbest ve Saddam döneminde olduğundan daha rahatlar. Her ne kadar TC, oradaki Türkmenleri kışkırtabilmek için bunun böyle olmasını istemiyor olsa da, durum böyle; ve bu da TC’yi çaresiz bırakıyor. Türkmenleri kullanmak istediler, çünkü kendileri tek başlarına efendileri olan ABD’ye karşı çıkarak, Kuzey Kurdistan’da yapabildikleri gibi Güneyde de ortalığı yakıp yıkamıyor ve müdahale edemiyorlar, asla da edemeyecekler. Böyle bir durumda da onları teselli edecek tek şey, “Kara Murat” mantığı ile çekilmiş ve kendilerine ihtiyaçları olan gazı veren “Kurtlar Vadisi” türü filmler olabilir ancak.

23.02.2006 - Perşembe


Serxwebun AZAD

Kurdistan Welatê Kurdaye - Her Bijî Kurd û Kurdistan

http://www.pdk-xoybun.com

http://www.xoybun.com/extra/slide/Unbenannt-2.swf


http://www.pdk-xoybun.com/nuceimages/Newroz_Kurdistan_PDK_Xoybun_x1.jpg


http://www.pdk-xoybun.com/nuceimages/Nexise_Kurdistane_PDK_b.jpg








Navnîşana ev nûçe jê hatî: PDK-XOYBUN; wiha, di xizmeta, Kurd û Kurdistanê daye : Pirojeya Kurdistana Mezin, Pirojeyên Aborî û Avakirin, Pirojeyên Cand û Huner, Lêkolîna Dîroka Kurdistanê, Perwerdeya Zimanê Kurdî, Perwerdeya Zanîn û Sîyasî, Weşana Malper û TV yên Kurdistane.
http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com

Bo ev nûçe navnîşan:
http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com/modules.php?name=News&file=article&sid=6651