‘BIRAKUJİ ‘ DENEN DÜŞMAN GENLERİMİZİ ÇÖZMEK ZOR !...

Wext: Wednesday, 15.February. @ 00:00:00 CET

Mijar:


Swêd, 14. 02. 2006 — Genel anlamda K.Kürdistanda, sınıf çizgisi esasına dayandırılarak kurulan siyasal yapılar, gerçekten sahip oldukları argumanları doğru bir biçimde kitle dinamikleri ile buluşturmuş olsalardı, tarihten gelen düşman genlerimiz çoktan çözülmüş ve bu gün çetevari işlenen iç cinayetler önlenmiş olurdu.

Bu nedenle geçmişe dönük, geçmişte kurulan ve düşman genlerle var olan siyasal yapıların programlarını incelerken, çoğu hareketlerin bu programlarla arkalarında bir örgütlülük bırakmadan sönüp gitmeleri karşısında, yoluna devam eden, şiddet eksenli tekçi bir yapının toplumu teslim almış olması ‘disiplinsizliği’ üzerinde durmak zorundayız.

( Foto : Adil Duran )

Kendi içinde demokrasiyi,insan haklarını, bireyin kendisini ifade etme hakı ve özgürlüğünü sindiremeyen, tahamül etmeyen siyasal bir yapı, şiddet aygıtlarıyla muhaliflerini ortadan kaldırıyor ve yok ediyorsa; / Ki bu yöntemler sömürgeci - baskıcı sistemin yaptırımları olarak zaten revaçta.. / Kitle dayanakları için düşmanından bu merhameti bekleyebilir mi ?

Dönem dönem bir bayrak gibi kitlelerin önüne çıkardığı elit kadrolarını,belirli süreçlerde ve yerde ‘hayin’ ‘ihanetçi’ yaftası ile tasfiye etmekle de kalmayarak fiziki imha yoluna gitme eğilimi ve yaptırımı devrimci hukuk anlayışı açısından ne kadar adilane dir ?

Basit bir deyime indirgersek; Özgür iradesi ile siyasal bir yapıya katılan bir yurdsever sonuçta eğer siyasal ve ideolojik olarak o yapıyı tasvip etmiyorsa, gene özgür iradesi ile ayrılma hakkına sahipmidir değilmidir ?

Bu durum da eğer siyasal yapılardan kopmalar başgösteriyorsa ve bu yapılar ayrılanları imha etmeyi tek çözüm yolu olarak görüyorlarsa, etrafta ne militan kalır nede örgüt.. Aslında böylesi bir disiplinsizliği ilke haline getirmiş örgütlülükten bahsetmemek lazım.

Çünkü devrimci istikrardan yoksun, toplumsal hassasiyetleri dikkate almayan, ulusal amaç ve hedef ekseninden çıkmış ve tek merkezden yönlendirilen bu dinamizm, anarşi dir.

Önceki infazlar çoktan belleklerden silindi, ama, daha yakın dönem’de Katledilen Kemalê sor ve Hikmet Fidan’ın olayı da belleklerden silinmek üzere iken Kani Yılmaz’ın hedeflenmesi düşündürücü...

Kani yılmaz PKK’dan ayrıldıktan sonra Osman Öcalan’ın başını çektiği PWD içinde yeralmıştı, Osman Öcalan daha sonra PWD yi topa tutan siyasi bir hülle ile geri geldiği yere dönmesinin yanı sıra PWD’nin resmi sitesinde yazılarının yayınlanması paradoksu ve bulanıklığını anlamaktan hala zorluk çekiyorum..

PÇDK’nin Güney Kürdistan daki varlığı ‘özel kuvetler’ ( ? ) olarak adlandırdığı timlerle gerçekleştirdiği bu cinayetlere Fırsat veren Özgür Kürdistan Hükümetinin olaylara sessiz kalma tutumunu anlıymıyorum...

Güney Kürdistan hükümetinin Türk genel kurmayı örgütü OYAK’a ekonomik çıkar amaçlı ihaleleri peşkeş etmesini, derin devletin Kürdistan zemininde Askeri amaçlı gizli ‘sabotaj - kışkırtma ve karanlık iş.. ) çalışmalarına kapı aralıyor. Bunu anlıyamıyorum !!...

Bütün bunları üstüste koyduğumuzda içine sürüklendiğimiz karanlığı ‘Bırakuji’ olarak nitelediğimiz düşman genlerimizi anlamış oluruz.anlamak sorunu çözmektir, çözüm ise gelecekte olabilecek cinayetler için bir önlemdir.

Bölge sömürgeci devletleri Güney kazanımlarını boşa çıkartmak ve zorbalıkla tasarufu altında tuttukları Kürdleri devrimci-yurdsever seçeneklerden mahrum etmek için, Aşiret - feodal ilişkiler üzerinde oynayarak, inançları aşındırarak, ulusal güçleri birbirine karşı kışkırtarak, bazı kesimleri ve örgütleri şiddet aygıtlarıyla donatıp satın alarak sürdürdükleri bu psikolojik savaş konsepti bütün bu gelişmelere önemli bir dayanak oluşturmaktadır..

Böylesi cinayetler karşısında salt öne çıkan resime bakarak duygusal tepkilerle birbirini suçlamak yerine; Resimin altına bakmak ve arkasındaki nedenleri görme olgunluğu, uzmanlığı, metanet ve sabırına sahip değiliz. Geçici olan alışkanlıklarımızla, belkide bir nabze kendi kendimizi tatmin edecek ve rahatlatacak ‘imza kampanyaları’’bildiriler’ ve hemen lanetlemelere sarılıyoruz. Başsağlığı diliyoruz.vicdanlar aklanıyor ! Ve görev yerine geliyor.

Katledilen bu önemli kadroların durumu siyasal bir hareketin iç sorunu olmaktan çıkmış; kaldıki siyasal yapılarda iç sorunlar dialogla, eleştiri - özeleştiri mekanizmasi demokratik bir tarzda işletilerek hal etme yoluna gidilir, eğer hata ve zaafları somut verilerle saptanırsa, bu rapor edilir ve tabana yansıtılır.o aşamada kadronun işlevi dondurulur.
Evet ! Birey tek başına çaresiz olabilir. Ancak örgütler çaresiz olamazlar. Bu tip konularda halkın önünde yürüyerek, halkı aydınlatarak, doğruları aktarabilirler. Bu tür içsel yanlışları, saldırıları boşa çıkartmak, suçluları teşir etmek caydırıcı bir işlev olmazsa, hukuki normları zorlayarak temel insan hak ve özgürlüklerini güvence altına alan uluslararası kurumlara suç duyurusunda bulunarak, kitlesel protesto yürüyüşlerini düzenleyerek Kürde kader olarak biçilen bu makus talihi değiştirmek mümkün. !

Halkımızın başına musalat olmuş,bu tür şiddet aygıtlarına, karşı, güçlü birlik eksenli bir ittifakla; Doğrularımızla, kalemimizle, yüreğimizle muhalefet bile edemiyorsak niye varız !

Hangi mücadele, hangi kazanımdan bahsediyoruz !

Dışımızda farklı siyasal bir kulvarda kronik olarak süreklilik gösteren bu duruma hayıflanarak sevinmek, seyirci kalmak halkımızın davasına bilerek, bilmeyerek yapılacak en büyük ihanet tir. ’Bırakuji’ olarak siyasal lügatımıza kan üzerinde beslenen rant savaşı ile giren bu terminolojiyi silmemiz ve yerine birliği, ulusal uzlaşmayı, sevgiyi ikame etmemiz gerekir.
Bu koşullar altında giderek ağırlaşan mücadele bulanıklığı ve geçici yenilgi karşısında umutsuzluğa düşmeden, inandığımız doğrultuda, halkımızın gerçek gücüne inanarak, sarsılmaz bir irade gücüyle, aklın gösterdiği yoldan, birlikte israrla yürümemiz gerekmektedir. Prensipte düşmanın istediğini değil, bizim istediğimiz yerde, istediğimiz biçimde ve istediğimiz mücadele araçlarıyla düşmanın karşısına çıkmamız için; kitle dinamizmimizi sürükleyip götürecek motor güce gereksinim vardır.bu güç örgüttür.

Swêd, 14. 02. 2006

Adil Duran

Kurdistan Welatê Kurdaye - Her Bijî Kurd û Kurdistan

http://www.pdk-xoybun.com

http://www.xoybun.com/extra/slide/Unbenannt-2.swf








Navnîşana ev nûçe jê hatî: PDK-XOYBUN; wiha, di xizmeta, Kurd û Kurdistanê daye : Pirojeya Kurdistana Mezin, Pirojeyên Aborî û Avakirin, Pirojeyên Cand û Huner, Lêkolîna Dîroka Kurdistanê, Perwerdeya Zimanê Kurdî, Perwerdeya Zanîn û Sîyasî, Weşana Malper û TV yên Kurdistane.
http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com

Bo ev nûçe navnîşan:
http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com/modules.php?name=News&file=article&sid=6640