Osman Öcalan: Gözümü Molla Mustafa Barzani’yle Kürtlüğe açtım

Wext: Wednesday, 22.September. @ 00:00:00 CEST

Mijar:

KURDISTAN–STOCKHOLM, 20. 09. 2004 :
  • PKK lideri Abdullah Öcalan, 30 yıldır Kürtlüğün kendisi ve partisiyle başladığını söyleyip duruyor; bütün Kürt tarihini bir çırpıda reddediyor.

  • PKK ve lideri, Kürdistan’ın diğer parçalardaki siyasi harekletleri de reddediyor ve güneydeki Kürdistan Federe Develetine de karşı çıkıyor.

  • Abdullah Öcalan’dan yolunu ayıran Osman Öcalan ise, abisinin ”her şeyi kendisiyle” başlatan teorisini çöp sebetine atarak, PKK daha kurulmadan önce, “ben Molla Mustafa Barzani’yle Kürtlüğe gözümü açtım” diyor.

    Foto : Osman Ocalan


    ***

    Arif Zêrevan : — Yaptığınız açıklamalardan ve yayınladığınız yazılardan analaşılıyor ki, siz Kürdistan’ın güneyindeki federasyonu destekliyorsunuz. Oysa Abdullah Öcalan ve Kongra-Gel şiddetli bir şekilde federasyona karşı duruyorlar. Federasyonun desteklenmesi gerektiği kanaatine siz nasıl vardınız ?

    Osman Öcalan : — PKK sisteminin temel özelliği kendisinin dışında başka hiçbir gücü yurtsever görmemektir. PKK en yurtsever güçleri bile yurtseverliğin dışında görüyor. Ayrıca, PKK bütün Kürdistan’da tek otorite olmayı hedefliyordu. PKK öyle zannediyordu ki, kuzeyde, güneyde, doğuda ve batıda tek doğru olan hareket kendisidir. Yurtsever Demokrar Parti (PDW)’nin görüşü böyle değildir. Biz, Kürdistan’ın bütün parçalarında, Kürt halkının kendi erkine sahip olması gerektiğini söylüyoruz; Kürt örgüt ve partilerin kendi aralarında kardeşlik ve dayanışma içerisinde olması gerektini düşünüyoruz.

    Kürdistan’ın her bir parçasının özgül yanları var. Doğu Kürdistan, 350 yıldır diğer parçalardan ayrılmıştır. Güney Kürdistan ile Doğu Kürdistan’da 85 yıldır Kuzeyden ayrılmış. İster istemez her perçanın özgül yanları oluşmuştur. En doğru olanı, her parçanın kendi özgünlüklerine uygun politikalarla yürümesidir. Hiçbir güç, Kürdistan’ın diğer parçalarına müdahale etmemelidir. Başlangıçta, birbirini daha iyi tanımak amacıyla Kürdistan’ın her parçasında çalışmanın bir faydası vardı. Ancak sorunların çözümü noktasında, bir siyasi güçün diğer bir parçaya karışmasının hiçbir siyasi yararı yoktur. Herhangi bir siyasi gücün, diğer bir parçanın işlerine karışması, iç çelişkilerin ortaya çıkmasına ve kardeş kavgasına neden olur. İç gerilimlerinin yükünü taşıyamayız.

    İç gerilim ve iç çatışmalara karşı önlem, her hareketin ait olduğu parçada kendi şartlarına uygun bir politikayla mücadele vermesidir. Eğer bu perspektifle meseleye bakarsak, o zaman Kürdistan’ın güneyindeki güçleri desteklemek gerektiğini görürüz. Şayet eksiklikleri varsa onları eleştirme hakkına sahibiz. Uyarmak ve eleştirmenin dışında başka bir hakkımız yok. İyi güçlerler dostluk ilişkileri daha da geliştirilebilir, kötü güçlerle ilişkiler azaltılabilir; ancak onlara karşı düşmanlık yapmak olmaz. Görüşümüz, Kongra-Gel’inkinden ayrıdır; Kürdistan’ın tümünü kapsayan merkezi bir politikaya karşıyız. Dört parçanın mücadelesi tek merkezden yürütmek mümkün değil. Biz diyoruz ki, PKK/Gongra-Gel’in tek merkezden Kürdistan’ın bütün parçalarında çalışmalarının yürütmesinde ısrar etmesi, Kürt davasının çözümüne engeldir. Onların bu anlayışı, Kürt güçlerinin arasındaki sorunları artırıyor; ulusal birlik ve dayanışmayı da zayıflatıyor.

    Arif Zêrevan : — Abdullah Ocalan, federal veya bağımsız her ne şekilde olursa olsun, bir Kürt devletinin kurulması Kürtlerin başına bela olacak diyor. Acaba Kürtler devletsiz kalınca, problemleri biter mi ?

    Osman Öcalan : — Kürtlerden tek bir şey isteyebiliriz, o da kendi etrafındakilerle ilişkilerini sürdürmelerinin gerektiğidir. Kürdistan coğrafyası, Kürtlerin diğer halklar gibi rahat yaşamasına yol vermiyor. Kürdistan dört devlet arasında parçalanmıştır. Kürdistan toprağının etrafında diğer halklar var. Diyalog için; Kürtlerle Arapların, Kürtlerle Türklerin, Kürtlerle Farsların ve Kürtlerle diğer azınlıkların arasında bir köprünün bulunması gerekiyor. Kürtlerin kendi erkine sahip olma hakkı vardır. Bugün Güney açısından federasyon en realist taleptir. Diğer parçalar için de, Kürtlerin erk sahibi olmasına yol veren uygun çözüm idari federasyondur. Kürdistan’a federasyon, talebine karşı çıkmak iyi değildir. Kürtler diğer milletlerle birlikte yaşama isteyini ortaya koyunca, diğer milletlerin de Kürt gerçeğini kabul etmeleri gerekiyor. Kürdistan’ın güneyindeki fedarsyon, sorunları arttırmaz, var olan problemleri çözecektir, diyorum.

    Irak’ı konuşalım. 85 yıldır Irak’ta aralıksız bir şekilde savaş var ve bu süre zarfında Kürtler egemen olmadılar. Kürler başkaldırmışlar, Irak yönetimi de hep bu başkaldırıları kırmak istemiştir. O nedenle diyoruz ki, Kürt sorunu ne kadar hal olursa problemler de o kadar azalır.

    Arif Zêrevan : — Sizin, PDW olarak Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği ile ilişkileriniz nasıl ?

    Osman Öcalan : — PWD’nin politikası Kürdistan’ın diğer parçalarındaki siyasi güçler tarafından iyi görülüyor. Kürdistan Demokrat Partisi, bizim demokrat yurtsever çizgimizi yerinde buluyor; bize karşı yakınlığını ve desteğini gösteriyor. Kürdistan Yurtseverler Birliği de bize böyle bakıyor. İran Kürdistan Demokrat Partisi, İran Kürdistan’ı Komela (Cemaat) ve diğer başka bir çok siyasi güç ve şahsiyet bizim çizgimizle birliktedirler.

    Arif Zêrevan : — Yazdığınız bir yazıda, Kürdistan Demokrat Partisi Genel Başkanı Mesud Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Genel Sekreteri Celal Talabani’nin sizi desteklediğini belirtiyorsunuz. Onlar sizi nasıl destekliyorlar? Örneğin Mesud Barzani sizi telefonla arayarak, ben sizi destekliyorum demiş mi?

    Osman Öcalan : — Onların desteğinin bizim için onur olduğunu söylemişiz. Kongra-Gel, kendi basın-yayın organlarında Kürdistani güçlerin PDW’yi desteklediğini söylüyor ve bu yüzden Kürdistani güçleri eleştiriyor. Biz de bunun iyi bir şey olduğunu söylüyoruz. Başkan Barzani’nin, Başkan Mam Celal’ın, Neçirvan Barzani’nin Mustafa Hicri [İran-KDP Genel Sekreteri], Abdullah Muhtedi’nin ve diğer bir çok Kürt şahsiyetin bize olan destekleri, bizim için şereftir. Yani böyle bir destek geçekten bizim için şereftir.

    Arif Zêrevan : — Peki, söz ettiğiniz o destek var mı, yoksa böyle bir desteğin olmasını mı istiyorsunuz ?

    Osman Öcalan : — Resmi olmasa da böyle bir yaklaşımın bulunduğunu, bu yaklaşımın desteklemeye doğru gittiğini söylüyorum.

    Arif Zêrevan : — Peki, KDP ile YNK, sizin ile Türkiye arasında arabuluculuk yapmaya konusunda herhangi bir şekilde size yardım ediyorlar mı ?

    Osman Öcalan : — Böyle bir süreç henüz başlamamıştır. Sizin de takip ettiğiniz gibi basında bu yönde bir çalışma yapılıyor. Sayın Mam Celal ve Neçirvan Barzani’nin açıklamalarından da anlaşılıyor ki böyle bir çaba var. Bu, bizim de isteğimizdir. Kürt özgürlük hareketi ile Türk hükümetinin arasında bir diyalogun başlaması gerekiyor. Bunun şartlarının hazırlandığına inanıyorum. Kürdistani güçler ile dış güçlerin yardımıyla böyle bir sürecin uzak olmadığını söylüyorum.

    Arif Zêrevan : — Kürdistan Demokrat Partsisi Genel Başkanı Mesud Barzani için, hep ’Başkan Mesud Barzani’, ’Sayın Mesud Barzani’ hitabını kullanıyorsunuz. Acaba siz Mesud Barzani’yi mi daha çok seviyorsunuz yoksa Türk devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü mü ?

    Osman Öcalan : — Kürdistan özgürlük mücadelesinde yer aldığım zaman, Kürtlerin çoğu gibi ben de gözlerimi Molla Mustafa Barzani’yle açtım. Günahları ve sevaplarıyla o da halkımdır. Yurtseverliğim, halkımı sevememi emrediyor. PDW olarak görüşümüz, herkesten önce Kürtleri sevmemizi gerekli kılıyor.

    Arif Zêrevan : — Gözlerinizi nasıl Molla Mustafa Barzani’yle açtınız, bunu biraz açar mısınız ne söylemek istorsunuz ?

    Osman Öcalan : — Gençlik yıllarımda, Molla Mustafa Barzani harketinin yenilgisinden büyük acılar duydum. Onun Kürtler için mücadele ettiği, savaştığı hissi bende oluşmuştu. Bu anlamda ben, Molla Mustafa Barzani’yle Kürtlüğe gözümü açtım. 1973-1975 yıllarında Kürt halkını en iyi düzeyde temsil eden Molla Mustafa Barzani idi.

    Arif Zêrevan : — Türkler, kendileri için kutsal bazı şeylerden söz ediyorlar ve Kürtlerin bunlara karşı saygı duymaları gerektiğini söylüyorlar. Acaba siz daha çok Kürt bayrağını mı seviyorsunuz yoksa Türk bayrağını mı ?

    Osman Öcalan : — Bu sorunun sorulması bile gerekmiyordu. Ben kendi halkımın bayrağını seviyorum. Eğer ben halkımı sevip bayrağına saygı duymasam, başka halkları da sevip bayraklarına saygı duymam. Kürtleri sevmeyen, Kürtlerin sembol ve değerlerine saygı duymayan bir kimsenin başka halkları sevebileceğine de inanmıyorum.

    Arif Zêrevan : — Kürt halkının en esas sembolü, Kürtçe olan dilidir. Siz Kürtçe’yi mi daha çok seviyorsunuz yoksa Türkçe’yi mi ?

    Osman Öcalan : — Kürtçe’yi zorunlu olarak değil severek konuşuyorum. Kürtçe çok hoşuma gidiyor ve bana kalırsa bütün diyaloglarımı Kürtçe sürdürürüm.

    Arif Zêrevan : — Siz bir yazınızda, PKK-Kongra-Geli’in basın-yayın faaliyetlerini Türkçe yapıtığını belirtiyor ve onu bu yüzden eleştiriyorsunuz. Acaba sizin partiniz PDW de, basın yayın faaliyetlerini Türkçe mi yapacak ?

    Osman Öcalan : — Kürdistan’ın kuzeyinde Kürtçe okuma-yazma pek yaygın olmadığı için, Kürtçe yazdığınızda, bunun bir çok kimse tarafından okunamaması gibi bir tehlike var. Kürtçe okur-yazarlığın yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için özel bir çalışma yapmamız lazım. Günlük zorunlu ihtiyaçlar nedeniyle, egemen ulusların dili de kullanılabilir. Önemli olan yaptığınız çalışmanın ruhunun Kürdi olmasıdır.

    Arif Zêrevan : — Şimdiye kadar birkaç makale yayınladınız hepsi Türkçe. Sizin onları Kürçe’ye çevirip sonra Türkçeleriyle birlikte yayınlayabilme imkanınız yok mu ?

    Osman Öcalan : — Çalışmalarımız henüz yenidir. Daha kendimiz iyi bir şekilde organize edememişiz. Sorunuz yerindedir; öyle yapmamız lazım. Eğer bugün Kürtçe yazmıyorsak, bunu kendi eksiğimiz olarak kabul ediyoruz. Ben, ilişkilerimde ve konuşurken hep Kürtçe konuşuyorum. Bundan böyle yazarken de Kürtçe yazmaya çalışacağım. Kürtçe yazın konusunda eksikliklerim var bunları gidermeye çalışacağım.

    Arif Zêrevan : — PKK-Kongra-Gel, şimdi yeniden savaştan söz ediyor, ateşkesi bitirdiğini yeniden savaşacağını söylüyor. Siz bu savaş siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

    Osman Öcalan : — Ben bu savaşı şaibeli görüyorum. İki buçuk yıldır, savaşı önlemek için çalışıyorum. 2002’nin Eylül’ünde savaş kararını çıkarmak istediler, biz bunu engelledik. Kongra-Gel’in kuruluş toplantısında yine savaşı gündeme getirdiler ancak biz yine engelledik. 2004’ün Mayısında Kongra-Gel’in ikinci toplantısında o kararı aldılar; ben orada yoktum.

    Arif Zêrevan : — “Şaibe var” demekle neyi kast ediyorsunuz ?

    Osman Öcalan : — Diyebilirim ki, Abdullah Öcalan’la Türk ordusu arasında zimnî bir anlaşma vardır. PKK lideri, ordunun savaş istediğini düşünüyor ve o da orduya göre hareket ediyor.

    Arif Zêrevan : — Türk gazeteci Ahmet Altan ve Cengiz Çandar da, bu savaşın PKK’nin kendi kararı olmadığını Türk ordusunun bir siparişi olduğunu söylüyorlar.

    Osman Öcalan : — Onların bu kanaatine değer vermek gerekiyor. Savaş, demokratik adımların atılmasına, Türkiye’nin AB üyeliğine daha da önemlisi Irak Kürdistanı’ndaki fedarasyonun kurulmasına engel çıkarıyor. Bu, yerinde bir savaş değildir. Bu savaş, Kürtlere hizmetten daha çok zarar vermektedir.

    Arif Zêrevan : — Acaba, Abdullah Öcalan’la Kamalistler ile ordu arasında bir ittifakın olması mümkün mü ?

    Osman Öcalan : — PKK Başkanı ile PKK böyle bir ittifaka hazırdırlar. Ancak Türk ordusu veya Türk devleti onlarla resmi bir ittifak yapmaz. Onlar zımnî bir şekilde birbirini anlıyor ve birlikte hareket ediyorlar. Resmi bir ittifak değil, çünkü Türkiye Cumhuriyeti resmi bir ittifakı kabul etmez.

    Arif Zêrevan : — PKK-Kongra-Gel ile Abdullah Öcalan çok şiddetli bir şekilde AKP hükümetine karşıdırlar. Acaba PDW de o kadar çok AKP’ye karşı mı ?

    Osman Öcalan : — AKP’nin attığı adımları doğru buluyoruz. Eleştirilerimizle birlikte, AKP’nin Türkiye’yi demokratikleşmeye doğru götürdüğünü söylüyoruz. AKP, oligarşik sisteme karşı demokratik bir sistemi geliştiriyor. Demokratik bir sistem, Kürt sorunun çözümü için de daha iyi imkanlar sunacaktır. Türkiye’nin demokartikleşmesi hem Kürdistan’ın güneyi hem de kuzeyi için iyidir. O nedenle AKP’nin reformlarını destekliyoruz. Ancak AKP’yi Kürtler hakkındaki siyasetinin belirsiz olması nedeniyle de eleştiriyoruz.

    Arif Zêrevan : — Amerika 120 000 askeri bir güçle Irak’a girmiş bulunuyor ve bütün bölgeyi kapsayacak esaslı bir takım değişiklikleri yapması da mümkün. Siz Amerika’nın Ortadoğu’daki rolünü pozitif ve ilerici mi buluyursunuz veya Amerika’yı işgalci bir güç olarak mı görüyorsunuz ?

    Osman Öcalan : — Bütün işgaller kötü değildir. Eğer işgalci bir güç, köhnemiş bir sisteme dur deyip, onun yerine ilerlemeci bir sistem kuruyorsa, bu işgal yerinde olan bir işgaldir. Bilhasa Kürt halkı için böyle bir durumun özgül yanları vardır. Ancak bu ülkelerdeki mevcut sistemler, ne dünya kapitalizminin ne de hiç kimsenin çıkarına değildir. O nedenle Amerika’nın Irak ve Ortadoğu müdahelesini doğru buluyoruz; bu müdahale, Kürt halkının da çıkarınadır. Biz, Amerikan müdahalesini tartışmasız bir şekilde destekliyoruz.

    Arif Zêrevan : — Siz marksist-lenininist bir gelenekten geliyorsunuz ve bugün Amerika’nın müdahalesini doğru buluyorsunuz. Düşüncenizdeki bu büyük değişim nasıl gerçekleşti ?

    Osman Öcalan : — Benden daha ziyade Amerika değişti. Ondukuzuncu yüzyılda klasik sömürgecilik vardı. Yirminci yüzyılda, dostlarını iş başına getiren yeni bir sömürgecilik vardı. 21. yüzyılda ise, demokratik bir sömürgecilik var. Amerika’nın kendi çıkarlarını düşündüğü doğrudur. Ancak bu çıkarlarını diktatörlük anlayışıyla değil demokratik bir anlayışla sağlamaya çalışıyor artık. Amerika, bütün ülkelerde otoritenin demokratik yollarla kurulmasını istiyor.

    Arif Zêrevan : — Sizi Kürdistan’ın kuzeyinide desteklemesi için, Amerika’yı ikna edebileceğinize inanıyor musunuz ?

    Osman Öcalan : — Amerika’nın çıkarı değişimden yanadır. PKK değişimi yaşama geçirmedi. Bugün kimseyi aldatamazsınız, değişmeniz gerekiyor. Yani eğer söylemlerinde demokrasiden söz ediyor, ancak gerçek yaşamda tam bunun karşıtıysanız, kimse size inanmaz. PDW, söylemleri ve pratiğiyle uyumlu yürüyor. Bugün, demokratik bir sistemi kurmak ve Kürt sorununu da egemen ülkelerin demokrasi sorununun çözümüne bağlamak için elimiz serbesttir. Şimdi Amerika tarafından bize iyi sinyaller geliyor ve inanıyorum ki önümüzdeki süreçte ilişkilerimiz daha da güçlenecektir.

    Arif Zêrevan : — Türk medyasında, sizin Musul’da buluduğunuzu ve sizin ile Amerikalı yetkililerin arasında çeşitli görüşmelerin gerçekleştiği yönünde haberler çıkıyor. Geçekten böyle bir ilişki var mı ?

    Osman Öcalan : — Ben şahsen, böyle bir görüşmeyi yapmamışım. Kongra-Gel’den ayrılmadan önce, arkadaşlarımızın Kongra-Gel adına görüşmeleri oldu. Bu görüşmelerde, biz değişim yanlılarının görüşleri kabul görmüştür. Kongra-Gel’den ayrıldıktan sonra, dış ilişkileri henüz programımıza koymamışız. Bize dolaylı mesajlar geliyor ve çalışmalarımıza pozitif bakılacağına da inanıyoruz. Şimdiye kadar herhangi bir ilişki kurmamışız; çünkü biz Amerikayı ciddi bir güç olarak görüyoruz. O nedenle partimizi resmi bir şekilde kurulmadan bu yönlü ilişkilere başlamayacağız.

    Arif Zêrevan : — Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurseverler Birliği, sizin ile Amerika’nın arasında bir ilişki sağlayabilirler mi ?

    Osman Öcalan : — Biz bu güçlere eskisi gibi bakmıyoruz. Bu güçler artık iktidar olmuşlar ve çözüm onların elindedir. Onlar, her zamandan daha çok sorumlu bir şekilde meseleye bakıyorlar. Kürdistan’ın diğer parçalarının da çözüme kavuşması onların da isteğidir. Onların bütün ulusal güçler için çalışabileceklerine inanıyoruz. Hem kendileri çalışacaklar hem de dış dünya ile ilişkilerini bir bütün olarak Kürt ulusal hareketinin hizmetine verebilirler. Bu açıdan Amerika’nın PDW’ye destek vermesi için çalışacaklarına inanıyoruz.


    ARIF ZÊREVAN

    http://www.kerkuk-kurdistan.com









  • Navnîşana ev nûçe jê hatî: PDK-XOYBUN; wiha, di xizmeta, Kurd û Kurdistanê daye : Pirojeya Kurdistana Mezin, Pirojeyên Aborî û Avakirin, Pirojeyên Cand û Huner, Lêkolîna Dîroka Kurdistanê, Perwerdeya Zimanê Kurdî, Perwerdeya Zanîn û Sîyasî, Weşana Malper û TV yên Kurdistane.
    http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com

    Bo ev nûçe navnîşan:
    http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com/modules.php?name=News&file=article&sid=5388