Diyarbaqır'e Xoş Gelmemişen Verheugen

Wext: Monday, 06.September. @ 00:00:00 CEST

Mijar:

ISVEÇ, 06 / 09 / 2004 — AB Komisyonu’nun Genişletmekten Sorumlu Üyesi Günther Verheugen Türkiye’ye gitti ve gündeminde Diyarbekir’e gitmek de var. AB, Türkiye’nin Avrupa Birliğine üye olabilmesi için yıllardır Türklerle görüşüyor, müzakereler yürütüyor, yürütmektedir. Ne var ki AB tek bir Kürdün dahi bu konudaki fikrini sormadı; AB Türklerle gizli görüşmeler yapıyor, Kürtleri Türklerin kölesi olarak görüyor. Yıllar sonra Günther Verheugen neden Diyarbekir’e geliyor? Diyarbekir-Kürdistan Türklerin ateş ve barutu içinde yanarken Günther Verheugen ve AB Kürtleri hiç sormadı, Türklere tam destek sundular. Sizin ve AB’nin niyeti hiç temiz değil Verheugen. O nedenle Diyarbekir’e hoş gelmediniz! Bay Verheugen, Kürdistan’da herhangi bir işin de bulunmuyor; buyrun efendi olarak gördüğün Türklerin arasına git.

AB’nin Türklerle ilişkileri özeldir. Avrupa Birliğinin Türklere verdiği yardım ve gösterdiği musamahanın tarihte bir benzeri yoktur. Türklerin insan mazbahaları, işkencehaneleri ve Kürtleri öğütme mekanizmaları Kürdistan’da tam kapasite çalıştığı bir dönemde, AB Türklere tam destek veriyordu, Türklerle dayanışma içindeydi; Türklerle gizli anlaşmalar imzalıyordu. Söz konusu olan bu dönem, Sovyetler Birliğinin yıkıldıktan sonraki dönemdir ve AB’nin bu kadar pervasızca Türkleri desteklemek için bir nedeni de yoktu. Ancak AB Kürtlerin acısına sadece gözlerini kapamadı, kulaklarını da tıkadı.

Avrupa Birliği gönüllülüğü esas alan bir birliktir. AB’yi istemeyen devletler ve milletler AB’ye üye olmak gibi bir mecburiyetleri bulunmuyor. Diğer bir ifadeyle AB, bütün grupları, halkları, ulusları ikna ederek AB’ye üye yapıyor. Ancak AB’nin Kürtlerle ilişkisi bu şekilde olmadı. Burada Kürtlerin ne düşündüğü ne istediği hiç önemli değil. Sadece Türkler önemli ve Türklerin söyledikleri geçerli olmaktadır.

AB, Kıbrıs’ı birliğe üye yapmak için bütün gücünü sarf etti; rüşvet vermekten, yalvarmaktan tutun tehditlere kadar her yolu kullandı. Kıbrıs’ta federsyonu kabul etti, Rumları, Kıbrıslı Türklerin haklarını kabul etmesine zorladı. Baltık ülkelerine “kolonyalist” olarak gelen Rusların haklarını kabul etmek ve tanımak için Baltık devletlerini sonuna kadar zorladı. Ne var ki, sıra Kürtlere gelince AB bütün prensiplerini bir kenare atarak, Tüklerin Kürtleri ortadan kaldırma planlarına destek veriyor.

AB’nin iki tane hukuk sistemi bulunuyor. Birisi AB’nin içine yöneliktir, diğeri de AB’ye üye olmayan ülkler içindir. AB’ye üye olmayan ülklere ilişkin hukukun nasıl işlediğini biliyoruz. Bu bakımdan, AB’nin Saddam dönemindeki Irak’la ve İran’la ilişkileri AB’nin dışa yönelik “hukuk” anlayışının çok bariz iki örneğidir. Yani bu bağlamda, AB için rejimin diktatör olup olmaması hiç önemli değildir. Hatta bu dışa yönelik ilişkilerde diktatör bir rejimin bulunması AB’nin işine gelir ki, bu vesileyle demokrasi adına daha üstün bir pozisyonda olmanın avantajlarını kullanır; bu sayede de diktatörlüklerle kazancı çok olan ticari ilişkiler geliştirir.

AB’nin iç hukuku, aday üyler için de geçerlidir. Aday üyelik için bir süreç vardır, bu süreçte AB, aday üye devlete, kendi hukukunu yenilemek ve AB mevzuatına uyumlu hale getirmek için yardım eder.

Tam bu noktada AB-Türk ilişkilerine baktığımız zaman çok garip bir durum ortaya çıkıyor. Bir taraftan AB’nin, Türkiye ile aday üye ilişkileri söz konusu, öbür taraftan AB, Avrupa Birliği iç hukukunun içselleştirilmesini Türklerden talep etmemektedir. AB, tüm halkların, azınlıkların kültürel haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini bütün aday ve aday üye ülkelerden istemektedir. AB’nin esas presiplerinden birisi fırsat ve imkan eşitliğinin bulunmasıdır. Yani bütün grupların siyasi iktidarı etkileyebilme ve devlette yetkin olabilme gibi bir imkana sahip olmaları gerekiyor. Ancak AB’nin Türkiye ile sürdürdüğü ilkişkiler bunun tam tersidir. AB, Kürtlerin ortadan kaldırılması, eritilmesi için Türklere tam destek vermektedir; Türklerin proje ve planlarını desteklemek, finanse etmek üzere milyarlarca Euro yardım yapmaktadır. Ancak şimdiye kadar Kürtler için hiçbir proje yapmamış ve Kürtlere en ufak bir destek sunmamıştır.

Oysa AB iç hukukuna göre, Tüklere selam dahi vermemesi gerekiyor. Türkler, Kürtler karşı düzenledikleri insan mazbahalarıyla, işkencehanelerle ve kafa koparmalarıyla meşhurdurlar. Tüm uluslararası kurumlar Türklerin bu konuda ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar. AB’nin rapor ve dökumanları, Türk despotizminin bu yöndeki delilleriyle doludur. Ancak yine de AB, aday üye ve tam üyelik müzakerelerini Türklerle ’full time’ sürdürmektedir.

Türkiye nüfusunun %35 Kürt’tür. AB, Türkiye nüfusunun %’35’i yok sayarak, Türk sivil ve askeri generallerle anlaşmalar imzalıyor, Türklerle yeni hesaplar ve planlar hazırlıyor; AB Türklerle birlikte Kürtlerin kafasını koparma planlarıyla meşgul. Bu planları da güya Kürtlerin dostluğu adına yapıyor.

Verheugen bir Alman’dır. Almanya, zamanında kimyasal silahları, kimyasal silhların yapım ve kullanım tekniğini Saddam’a veriyordu. Saddam Kürtlere karşı o silahları kullandı ve sonuç ne oldu ortadır.

Almanlar aynı silahları ve teknikleri Türklere de vermişler; kimyasal silahların yapımı ve kullanımı konusunda Türkleri eğitmişler. Almanya, Almanya’daki Kürtlerin asimile edilerek Türkleştirilmesi için Türklere yardım ediyor.

Kürtler adına hareket eden bazı kişi ve organizasyonlar da, bilerek veya bilmeyerek AB ile Türklerin kirli siyasetine alet olmaktadırlar.

Kürtler Günter Verheugen’i dinlemek zorunda değiller. Günter Verheugen’nin ve AB’nin Kürtlere hediyesi, Kürçe porno filmdir.

AB’nin en çok layik olduğu armağanlar Diyarbekir’de bulunuyor. Ancak Diyarbekir Belediyesi, Kürçe porno CD’sini bir hediye paketi yapıp Günter Verheugen’e armağan edebilir. Ki, Avrupa Parlamenterleri ve AB Sorumluları porno filmi izleyerek, Kürt kıyımında Tüklere verdikleri destekle ve daha sonra ”namus cinayetlerine karşı verilen mücadele” adı altında Kürt kızlarını, kadınlarını nasıl "özgürleşetirerek" fahişe yaptıklarını görsünler.



Mewla Benavî

http://www.kerkuk-kurdistan.com











Navnîşana ev nûçe jê hatî: PDK-XOYBUN; wiha, di xizmeta, Kurd û Kurdistanê daye : Pirojeya Kurdistana Mezin, Pirojeyên Aborî û Avakirin, Pirojeyên Cand û Huner, Lêkolîna Dîroka Kurdistanê, Perwerdeya Zimanê Kurdî, Perwerdeya Zanîn û Sîyasî, Weşana Malper û TV yên Kurdistane.
http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com

Bo ev nûçe navnîşan:
http://www.pdk-xoybun.com - www.xoybun.com/modules.php?name=News&file=article&sid=5316